Kahramanmaraş’taki depremler bilim insanları için ‘şaşırtıcı’ ve ‘nadir rastlanan’ bir durum

ABD’de yaşayan deprem uzmanları, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerin bu kadar kısa sürede bu şiddette meydana gelmesini “şaşırtıcı” ve “nadir rastlanan” bir durum olarak nitelendirdi.

Kahramanmaraş’taki depremler bilim insanları için ‘şaşırtıcı’ ve ‘nadir rastlanan’ bir durum
REKLAM ALANI
Yayınlama: 10.02.2023
8
A+
A-

ABD’deki Güney California Üniversitesinde deprem fiziği üzerine araştırmalar yapan Doç. Dr. Sylvain Barbot, “asrın felaketi” olarak nitelenen; Akdeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremleri ve bu depremlerin büyüklüğünü AA muhabirine değerlendirdi.

Söz konusu depremlerin yapısal olarak “şaşırtıcı” birçok unsuru olduğuna dikkati çeken Barbot, “Sadece birkaç saat aralıklarla iki büyük deprem oldu ve bunlar, birbirine yakın olan ancak aynı olmayan iki farklı fay hattında bir araya geldi. Bu kadar büyük bir depremde bu durumun daha önce görülmüş bir şey olduğunu düşünmüyorum.” ifadesini kullandı.

Barbot, ikinci depremin daha önce bilinmeyen bir hat üzerinde olduğuna işaret ederek “Buna biz ‘hayalet hat’ diyoruz. Bu hat, tarih boyunca sismik olarak pasifti. Şu anki bilgilerimize göre bunun çok uzun zaman önce aktif olduğunu ve şu anda depreme yol açmamasını beklerdik ama yanıldık. Bu hat, 7,6 büyüklüğünde bir depreme yol açtı.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de ve Doğu Anadolu bölgesinde birçok fay hattı bulunduğunun altını çizen Barbot, “İlk deprem, Doğu Anadolu fay hattında oldu. Bu hat, Anadolu ile doğu arasında bir sınır. Bu hat, iki büyük fay hattıyla bağlanıyor. Bunlardan biri Kuzey Anadolu fay hattı ki, bu hat 1999’da kırılmıştı. Bir diğeri ise güneye gidiyor. Bu depremin başka hatlarda depreme yol açması da olası.” diye konuştu.

Barbot, deprem bölgesinde birkaç metrelik kayma olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Bunun nedeni de tektonik levhaların kıtaları zamanla sürüklemesi. Bu, genelde yılda birkaç milimetre, bazen birkaç santimetre olur. Ancak bu durumda tektonik levhalar, on yıllar, yüzyıllar boyunca faylarla direnç gösterdi. Bu nedenle de faylar uzun zamandır oynayamıyordu. En nihayetinde de birkaç dakika içinde tektonik levhaların hareketleriyle güç çıktı. Yüzyıllar boyunca çok stabil kalınca bir anda çok büyük bir patlama oldu, bu da depremlerin daha yıkıcı olmasına yol açtı.”

ABD Jeolojik Araştırma Merkezinde (USGS) deprem hasarları konusunda araştırmacı olarak görev yapan David Shelly de “Türkiye, depremlere çok yatkın. Üç ana tektonik levhanın üzerinde. Birçok aktif fay hattı var, meydana gelen depremler çok çok büyük ve bu, göreceli olarak nadir rastlanan bir durum.” açıklamasında bulundu.

Shelly, 1999’daki depremlerin de üç ay arayla meydana geldiğini anımsatarak “Dünkü depremler çok yakın bir zamanda oldu ancak ikinci depreme ‘bir nevi ilk depremin artçısı’ da diyebiliriz.” dedi.

Artçı sarsıntıların bir süre daha devam etmesini beklediğini dile getiren Shelly, “Önümüzdeki günler, haftalar ve aylarda bölgenin alışık olmadığı depremler olabilir. 7,8’lik depremin ardından 3 metrelik kayma normal. Yerin 10 kilometre altına inerseniz fayın bir tarafının diğer tarafına kıyasla birkaç metre üstte olduğunu görürsünüz. Bu hareketler de yüzeye bir şekilde yansıyor ama bu tam aynı metre hesabı olmuyor.” diye konuştu.​​

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.