12.500 yıllık bir kafatası, atalarımızın rahatsız edici uygulamasını ortaya koydu

12.500 yıllık bir kafatası, atalarımızın rahatsız edici uygulamasını ortaya koydu
Yayınlama: 30.08.2025
0
A+
A-

İtalya’daki bir mağarada yarım asırdan uzun bir süre önce keşfedilen ve tuhaf şekliyle bilim dünyasını meşgul eden 12.500 yıllık bir kafatası, modern teknoloji sayesinde sırrını ortaya çıkardı. Yeni bir araştırma, kafatasının alışılmadık yapısının bir hastalık değil, bebeklik döneminde kasıtlı olarak yapılan bir baş şekillendirme geleneğinin sonucu olduğunu kanıtladı. Bu keşif, uygulamanın Avrupa’daki tarihini binlerce yıl geriye çekti.

Hikaye, 1940’larda arkeologların İtalya’nın Arene Candide Mağarası’nda yaptığı kazılarla başladı. Binlerce yıllık bir mezarlık olan bu alanda bulunan düzinelerce iskelet arasında, “AC12” olarak adlandırılan uzun ve dar yapılı bir erkek kafatası, onlarca yıldır antropologlar için bir gizemdi. İlk hipotezler, bu şekil bozukluğunun doğuştan gelen bir hastalıktan veya çocuklukta yaşanan bir travmadan kaynaklandığını öne sürüyordu.

Ancak Floransa Üniversitesi’nden Irene Dori liderliğindeki bir araştırma ekibi, modern teknolojiyi kullanarak bu dosyayı yeniden açtı. 1970’lerde birleştirilmiş olan kafatasına zarar vermemek için araştırmacılar, yüksek hassasiyetli tarayıcılar kullanarak kafatasının dijital bir kopyasını oluşturdu ve sanal ortamda parçalarına ayırdı.

Yumuşak olan kafatası, kumaş şeritlerle sıkıca sarılıyor 

Scientific Reports dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, bu sanal model üzerinde yapılan geometrik morfometrik analizler (biyolojik formları matematiksel olarak ölçen bir teknik), AC12’nin şeklinin kasıtlı olarak yapılmış yapay bir modifikasyonun tüm özelliklerini taşıdığını kesin olarak ortaya koydu.

Araştırmaya göre, o dönemde kullanılan teknik oldukça basitti: Bir bebeğin henüz yumuşak olan kafatası, kumaş şeritlerle sıkıca sarılıyor ve bu bandajlar aylarca, hatta yıllarca orada tutuluyordu. Kafatasının büyüme döneminde uygulanan bu sürekli basınç, kemiklerin kalıcı olarak şekil değiştirerek karakteristik uzun yapıyı almasını sağlıyordu.

Bu keşif, AC12’yi Avrupa’daki yapay kafa şekillendirmenin en eski örneklerinden biri yapıyor ve kıtadaki bu geleneğin bilinen tarihini birkaç bin yıl geriye götürüyor.

Arene Candide’de yaşayan bu tarih öncesi topluluk için kafa şekillendirme tek vücut modifikasyonu değildi. Aynı bölgede, bireylerin yanaklarına taktığı “yüz tıkaçları” gibi başka uygulamaların da kanıtları bulundu. Bu durum, bedenin sosyal aidiyeti, statüyü ve kimliği ifade etme aracı olarak kullanıldığı karmaşık bir kültüre işaret ediyor.

Bu gelenek sadece Avrupa’ya özgü değil. Avustralya’da 13.500, Asya’da ise 11.200 yıl öncesine dayanan benzer örnekler bulunuyor.

Bu keşif, yeni soruları da beraberinde getiriyor: Bu gelenekler dünyanın farklı yerlerinde bağımsız olarak mı ortaya çıktı, yoksa göçlerle mi yayıldı? Şu anda iskeletler üzerinde yürütülen DNA analizleri, AC12’nin yerel bir halka mı ait olduğunu yoksa bu geleneği bölgeye taşıyan uzak bir gruptan mı geldiğini ortaya çıkarabilir.

AC12 kafatası, atalarımızın da en az bizim kadar kimliklerini ifade etmek için bedeni bir tuval olarak kullandığını ve geçmiş ile günümüz arasında şaşırtıcı bir köprü kurduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.