Milli Takım’ın Avusturya galibiyetinde futbolcu Merih Demiral’ın gol sevincini “Bozkurt” sembolüyle kutlaması tartışmalara neden oldu. Alman makamlarının tepkisi ve UEFA’nın soruşturma başlatma kararıyla diplomatik kulisler harekete geçti. Türkiye kamuoyu da bu sembolün “siyasi” olduğunu öne sürenlerle “tarihi” olduğunu belirtenler olarak ikiye bölündü.
1927’de basılan ve dönemin Maliye Bakanı Mustafa Abdülhalik Renda’nın imzasının yer aldığı 5 Türk Lirası’nın üzerinde Bozkurt görseli bulunuyordu. Tartışmalar sürerken, Hürriyet yazarı, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya Bozkurt sembolünü ve Türk tarihindeki yerini sorduk. Prof. Dr. Ortaylı şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türk tarihinde ‘Bozkurt’ bir semboldür, kutsaldır. Sadece bir partinin veya grubun değil, tüm Türk milletinin simgesidir. Biz çöl halkından değiliz, steplerden geldik. Bu nedenle kurt bizim için büyük bir öneme sahiptir. Güçlü, cesur ve dayanıklıdır.
Kurt, sırtını dayamadan savaşan bir hayvandır. Bu nedenle, mücadele veren milletler için özel bir sembolik anlamı vardır. Türk Milli Mücadelesi’nde de kurt sembolü kullanılmıştır. Devlet bunu birçok eserde ve para üzerinde kullanmıştır.
Gamalı haç ve Naziler ile Bozkurt arasında bir benzerlik kurmak yanlıştır. Bozkurt, bir milletin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini yansıtan tarihi bir semboldür. Roma mitolojisindeki kurdla bağlantısı da olabilir. Macarlar ve Volga Nehri boyunca yaşayan diğer halklar da bu sembolü kullanmışlardır.
Atatürk de ‘Bozkurt’ lakabıyla anılırdı ve bu sembolü benimserdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra siyasi nedenlerle bu semboller kullanım dışı kaldı.”
Prof. Dr. Ortaylı, Bozkurt sembolünün Türk tarihindeki derin köklerine dikkat çekerek, bir milletin mücadele azmini ve kararlılığını temsil ettiğini vurguladı. Alman makamlarının tepkisi ve UEFA’nın soruşturma kararı, sembolün uluslararası alanda da tartışılmasına yol açtı. Tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.