“Belki de ölü tiyatro seviyoruzdur…”

“Belki de ölü tiyatro seviyoruzdur…”
Yayınlama: 26.06.2024
2
A+
A-

Koffi Kwahulé’nin “Dıkşın: Büyük Şans” Oyunu ve Tiyatronun Güncel Durumu Üzerine Bir Sohbet

Afrika kıtasının özgün sesi Koffi Kwahulé, “Dıkşın: Büyük Şans” oyunuyla bir kez daha tiyatro dünyasına damgasını vuruyor. 2000 yılında kaleme alınan metin, günümüzün gündemindeki sorunları, insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve tiyatronun doğası üzerine derinlemesine düşünceler sunuyor.

Oyunu sahneye taşıyan Moda Sahnesi, ödüllü yönetmen Kemal Aydoğan ve yetenekli oyuncular Onur Ünsal ve Mehmet Tekatlı ile birlikte, Kwahulé’nin eserine hayat veriyor. Bu özel röportajda, bu yaratıcı ekip, “Dıkşın”ın perde arkasını, tiyatro sahnesinin değişen yüzünü ve sanatın günümüz toplumundaki rolünü konuşuyor.

Koffi Kwahulé’nin Benzersiz Tiyatral Dili

Kwahulé, tiyatroyu geleneksel kalıpların dışına taşıyan avangart bir sanatçı. Eserlerinde caza benzer doğaçlama unsurlarını kullanarak izleyicileri alışılmışın dışında bir deneyime davet ediyor. Aydoğan, Kwahulé’nin tiyatro anlayışını şu sözlerle özetliyor: “Yerleşik tiyatronun kanaatleri Koffi’yi ilgilendirmiyor. Seyircinin, yönetmenin, oyuncunun ve de komple tiyatro emeğinin alıştığı yerden oyunu kurmuyor.”

“Dıkşın”ın Gizemli Dünyası

“Dıkşın”, insanlık tarihinin en eski kardeş cinayetine dayanan, efendi ve köle arasındaki karmaşık ilişkiyi irdeleyen bir dram. Onur Ünsal, oyundaki iki karakteri şöyle tanımlıyor: “Stan, her şeyi öldüren bir efendi. Kölesini ölü bedenlere sevk eden bir efendi. Köle ise sahiplenmediği hikayelerin anlatıcısı.”

Tiyatro ve Cazın Buluşması

Kwahulé, “Dıkşın”da caz müziğinin doğaçlama doğasından esinleniyor. Kemal Aydoğan, bu etkiyi oyunun yorumlanmasında önemli bir anahtar olarak görüyor: “Cazın iliklerine sinmesine izin vermek gerek. Cazdaki yaşantıya bedenini, kalbini, içini bırakmak gerek. Cazın müzikal hareketlerini benimseyerek çözmeye çalışıyoruz metni oyuncularla birlikte.”

Günümüz Tiyatrosu: Riskler ve Ödüller

Moda Sahnesi, “Dıkşın”ı sahnelemek için risk almaktan çekinmedi. Aydoğan, bu cesur yaklaşımı şöyle açıklıyor: “Sanat rahatsız edici bir şey… Koffi’nin tiyatrosunda, beyazın o politik doğruculuğu yok, dolayısıyla Koffi tüm bu tanımlamalarımızla, tanımlamaya çalışırken sıkıştırdığımız anlamlarla dalga geçiyor.” Ancak bu riskler aynı zamanda ödüllendirici olabilir: “Böyle riskler almayı seviyoruz. Çünkü bu oyunun seyirciye bir gelgeli yok. Ve böylesi riskler alıyor olmak bazen sahneye çıkarken korkutsa da devamında, geriye bir tek bunların kalacak olduğunu düşünmek beni çok mutlu ediyor.”

Tiyatro Kooperatifleri ve Sektörün Geleceği

Tiyatro sektörünün güncel durumuna ilişkin olarak Onur Ünsal, birlik olma ve daha adil bir sektör yaratma ihtiyacına vurgu yapıyor: “Tiyatro Kooperatifi örgütlenip güzel şeyler yaptı. Fakat bizlerin bakanlık seviyesinde temsil edilmemiz gerekiyor. Çünkü dediğim gibi herkes aynı düşünmüyor. Bu konularda derinlemesine bir okuma yapmamız gerekiyor…”

Moda Sahnesi’nin Heyecan Veren Geleceği

Röportajın sonlarında ekip, Moda Sahnesi’nin gelecek planlarını paylaşıyor. Kemal Aydoğan, “Macbeth” oyunuyla yeni sezonu açacaklarını ve Barış Atay, Ezgi Çelik gibi önemli isimlerin yer alacağı iddialı bir kadro kurduklarını müjdeliyor. Ayrıca sahneye konulacak yeni oyunlar da heyecanla bekleniyor.

Sonuç olarak, “Dıkşın: Büyük Şans”, tiyatro sanatının sınırlarını zorlayan ve izleyicileri düşünmeye ve hissetmeye davet eden kışkırtıcı bir oyun. Koffi Kwahulé’nin benzersiz tiyatral dili, Moda Sahnesi’nin yaratıcı yorumu ve oyuncuların etkileyici performansları, tiyatro deneyimini başka bir boyuta taşıyor. Röportaj, günümüz tiyatrosu, sanatın rolü ve sektörün geleceğiyle ilgili önemli soruları gündeme getirerek, tiyatroseverler arasında tartışmaları ve yeni fikirleri ateşliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.